Aslında uzun zamandır kademeli olarak devam eden bir engelleme ile karşı karşıyayız. Yurtsan Atakan, konuyla ilgili defalarca uyardığı, yazdığı ve isyan ettiği halde kimse umursamadı. Taaa ki Google’ın bazı servislerine girme konusunda sıkıntı yaşayıncaya kadar. Halbuki, olay çok önce başlamıştı. Ama biz, her şeye olduğu gibi buna da alışmış, kanıksamıştık. Çok uzun zamandır youtube yasaklıydı ama delmenin bir yolu bulunduğu için kimsenin umurunda olmadı bu yasak. Halbuki, teknoloji ve iletişim çağında yaşıyoruz. Türkiye, büyük ilerleme kaydediyor, Türkiye büyük ülke vs vs… “Medeniyet ısrardan doğar” diye çok sevdiğim bir laf var. Sizce biz herhangi bir konuda ısrarcı mıyız? Yoksa, aman bana dokunmayan yılan bir yaşasın felsefesi hayatımızın her alanını kaplamış mı?
21.yüzyılda bu konuyla ilgili bir yazı yazmak bile abes değil mi sizce? Konuya bak: Sansür! Ve ne acı ki pek kimsenin umurunda değil. Kimse sesini çıkarmıyor. Bu konunun en doğal tartışma yeri olacak twitter’da bile bir ortak görüş sağlanamıyor. Hala, yasakları savunan, üstelik de hiç azımsanmayacak bir kitle mevcut. Daha da acı olan, ülkemizde bu konu hakkında uzman olan pek fazla kişi de yok. Önemsendiğini de düşünmüyorum. Öyle olsa bir “Bilişim Bakanlığımız” olurdu değil mi? Geleceği bu kadar ilgilendiren bir konuda tek yetkili, yaptığı tek şey yasak koymak olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu. Facia değil mi? Kimdir bu insanlar?Hiç gören, tanıyan var mı? Ben henüz görmedim. Teknoloji ve iletişimle ilgili olan bu konu neden Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı. Sayın Ulaştırma Bakanı, IP, DNS nedir biliyor mu acaba gerçekten çok merak ediyorum.
Bir türlü anlamıyorlar. Her yasak, beraberinde onu delme potansiyelini de getirir. Denetim değil, denetimsizlik hakim olur.
Biz ülke olarak “özgürlük” ne demek gerçekten anladığımızda, sansürsüz bir hayatın kapılarını da açmış olacağız.
Not: Bu yazıya her türlü yorum vs. yapılabilir.